14 Nisan 2014

Hücre çekirdeğinin evrimi ve oluşumu

Hücresel yapının üç temel öğesi vardır. Bunlar; hücre zarı, sitoplazma ve nükleik asitlerdir. Bunlardan herhangi birinin olmayışı, yapıyı hücre olmaktan çıkarır. Hücrenin sahip olduğu nükleik asit miktarının çift zarlı bir yapıyla çevrilmesi sonucunda, hücre ökaryatik forma geçer. Böylece zarla çevrili nükleik asit yapısına da çekirdek ismi verilir. 

Hücre, nükleik asitleri neden bir zarla örtme gereği duydu? 


Her bir hücreyi, düzenli çalışan bir fabrika gibi düşünebiliriz. Bir fabrikada, her bir makinenin yapacağı işler bellidir ve bu işler bir komuta merkezinden yönetilmektedir.  Hücre, bu benzetmeden kat kat daha mükemmel bir anatomi (yapı) ve fizyolojiye (işleyişe) sahiptir. Hücrede, her bir yapının yapacağı görevler belirlenmiş ve bir iş dağılımı yapılmıştır. Hücredeki komuta merkezi, DNA diğer ismiyle nükleik asitlerdir. Hücrede görev üstlenen yapılar genel olarak DNA, organeller ve sitoplazma zarıdır. Bunların haricinde de, hücrede önemli görevleri olan daha bir sürü yapı vardır. Burada dikkat edilmesi gereken tüm bu yapıların işleyiş ve yapısının meydana gelmesinden DNA’nın sorumlu olmasıdır. Diğer bir ifadeyle tüm bu olayların DNA kontrolünde gerçekleşmesidir. Zamanla evrimsel süreç içerisinde, hücresel faaliyetin artmasıyla genomda (genetik materyalin/ DNA’nın tamamında) bir artış meydana gelmiştir. Genomun artması replikasyonun (DNA’nın kendini eşlemesi) zorlaşmasına neden olmuştur. Bunun için ilk olarak genetik materyalde kromozom modeli gelişerek replikasyon kolaylaştırıldı. Ancak, genomun gelişen ökaryatik hücre sitoplazmasında replike olması git gide zorlaşınca materyalin çevresinde çift zarlı bir yapı oluşarak DNA sitoplazmadan ayrılmıştır. Böylece çekirdek dediğimiz yapı meydana gelerek evrimleşme süreci içerisinde DNA’nın görevini en iyi şekilde yerine getirmesi daha mümkün kılındı. 



Gelecek yayınlarımızda görüşmek üzere. Takipte kalın! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder